3 Şubat 2011 Perşembe

çölde çay

"hayat kisa oldugundan her eylemi ancak sinirli sayida gerceklestiririz, bir dolunayi en fazla 20 kez izleriz örnegin, bir aniyi 4-5 kezhatirlariz. oysa ne zaman olecegimizi bilmedigimiz icin bunlari sonsuz kez yapacagimizi saniriz". der adam ve,


çölde çay biter.


"because we do not know when we are going to die; we get to think of life as an inexhaustible well and yet everything happens only a certain number of times -and a very small number really. how many more times will you remember a certain afternoon of your childhood -an afternoon that is so deeply a part of your being that you cannot conceive of your life without it? perhaps four..five times more. perhaps not even that. how many times will you watch the full moon rise? perhaps twenty and yet it all seems limitless."

28 Ocak 2011 Cuma

*göçebe

http://www.youtube.com/watch?v=GGyLP6R4HTE&feature=player_embedded#

yersizyutsuzluk:  Gilles Deleuze ve Fellix Guatari'nin çalışmalarında bu kavramın kullanıldığı ve değerlendirildiği görülür.Onlara göre kapitalizm, yeni bir toplumsal düzenleme yoluyla mevcut yapıyı dağıtmakta, yurtsuzlaştırmaktadır. Kendi varlığını sürdürebilmek içinse yeniden yeryurt sahibi yapmaktadır; bütün kültürler bir yandan köksüzleştirilmekte ve öte yandan kapitalizmin varoluşu için yeniden yerleştirilmektedir.


*kendini yerinde hissetmeme hali.


http://tr.wikipedia.org/wiki/Yersizyurtsuzluk

bir şey.

bunu yaptırttı bir şey bana.

27 Ocak 2011 Perşembe

bir yerlerde rastlanınca gözleri kapattıran cinsten bir parça.

bir şey bir başka şeye benziyor dediğimiz zaman,
ikincisinin birinciye varlıksal(ontolojik) olarak üstün ve ondan daha 'gerçek' olduğunu kastetmiş oluruz.
yani kopya, varlığını uysallıkla kopya ettiği şeye dayandırır.


gördüğümüz, gördüğümüz müdür?
bu bir pipodur. mudur?
................................................................................
o zaman şöyle okumamız gerekecek:'yukarıda bir gerçek pipo aramayın sakın, bu bir pipo rüyası, ama imajdaki sağlam ve şaşmaz desen, evet apaçık bir hakikat olarak kabul edilmesi gereken işte bu desendir.

magritte'e sevgilerle,,

*nerdeyim ben?

ben mardin'deyim,
ama istanbul'daki benden farksızım,
mekansızlaştırabildiklerinizden oldum galiba,
taş evlerin arasında dolaşırsam,
mardinde olurum belki,
evet evet.

ne demişlerr, küçük balıklar bir araya gelerek büyük alıkları:) yutabilirleeeer.


*yeni bir derse ilham kaynağı olan ilk fikir çatlamaları ve patlamaları.

23 Ocak 2011 Pazar

dünyanın en güzel botları:)

yıldızlara yakın şehre gitmeye saatler kalmış!!!
yolculuk vaktinin gelişi, zamanın ne kadar çabuk tükendiğini daha da hissettiriyor.
bebek alışverişi yapmak inanılmaz eğlenceliymiş!
ayşe deniz için minnacık botlar aldım.
uyuyup büyüdükten sonra yaylalarda bunlarla yürücek:)

21 Ocak 2011 Cuma

bir soru.

çölde çay filminden teomanın aklında kalan sahne hangisiydi acaba?